güzel şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzel şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2017 Cuma

RIHTIMDA

Ah sevgili okurum bugün işe gelirken fark ettim ki buraları çok ihmal etmişim. Bari şiir günümü atlamayayım böylece yazmaya kendimi teşvik edeyim dedim.
Nasılsın umarım oralar da her şey yolundadır.
Buralar pek yoğun şu ara... İş ev çocuk çoluk... Ahh ahh yaşlanıyorum azizim.
Geçen zamanlarda tek derdim ne giysemdi şimdi aman bebeğimin dişi çıktı mı yemeğini yedi mi ev ne durumda temizlik yemek...
Ay vallahi yazarken sıkıldım zaten çoğumuz bu sorunlardan muzdarip değil miyiz ?
Neyse gelelim Cuma gününün şiirine.
Ümit Yaşar OĞUZCAN çok çok severek okuduğum bir şair hatta şiiri fazlasıyla sevme nedenimde olabilir. Bugün paylaşacağım şiiri bir okul arkadaşım o kadar güzel okuyordu ki birden o geldi aklıma ve paylaşmak istedim hüzünlü bir şiir.. Biraz dokunaklı... sanırım bugün melankoliğim..
Öyle işte sevgili okurum hoşça ve huzurla kal oralarda...





RIHTIMDA

Bir beyaz gemiydi ayıran onları 

Kadın güvertedeydi, adam rıhtımda 
Şimdi unuttum yüzünü kadının 
Adamın gözleri aklımda 

Kana bulanmış bıçaklar gibi 
Uzun kirpikleri ıslaktı 
Adam dertli, adam darmadağın 
Dokunsalar ağlayacaktı 

Adam bitkindi, adam seviyordu 
Kalan kederdi, giden gemiyse 
Taş olduğu içindir dedim 
Rıhtım taşları erimediyse 

Derken bir düdük öttü ansızın 
Bembeyaz gemi gitgide ufaldı 
Korkunç yalnızlığıyla başbaşa 
Rıhtımda bir adam kaldı

Ümit Yaşar OĞUZCAN

14 Nisan 2017 Cuma

HUZUR

İşte sevgili okurum işte bugün İstanbul'da olan hava var ya işte o benim.. ( 17-18 derecelerde güneşli bir hava kendisi)
Nasıl mutluyum içim umut dolu tek sebebi güneşin hafif hafif beni ısıtması üzerimde bebe pembeleri bebe mavileri olması...
Ah nasıl mesudum...
Neyse gelelim günün şiirine malum yine yeniden bize sandık yolları görüldü bu pazar. Seçimlerden nefret eden bir ben olamam her halde içimi sıkıyor nedensiz. Hepimiz siyasete öyle bir batmışız ki yediğimiz içtiğimiz hatta kustuğumuz siyaset olmuş. Umarım bu pazar günü ülkemiz için en iyi karar ne ise o olur. Mutlu huzurlu günler yakın olur diyor buna kendim bile inanmıyorken haftanın şiirine geçiyorum. Yine benim gibi bir bahar doğa sevdalısı şairden geliyor şiirimiz.
Kendine iyi bak olur mu okurum oyumuzu kullanalım vuralım kendimizi kırlara...
Hoşça ve huzurla kal oralarda...



Memleket isterim 
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; 
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. 

Memleket isterim 
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; 
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. 

Memleket isterim 
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; 
Kış günü herkesin evi barkı olsun. 

Memleket isterim 
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; 
Olursa bir şikâyet ölümden olsun

Cahit Sıtkı TARANCI

7 Nisan 2017 Cuma

NİSAN

İçin bolca baharla dolsun diye geldim sevgili okur...
Nisan gibi güzel ay bulmak zor...
Her nisan da aşağıya yazdığım şiiri yad ederim bloğuma da  yazmak istedim.
Bu haftanın şiiri Necati Cumalı'dan geliyor...





Nisandır 

Aç kapılarını
Pencerelerini
Tozlu sıkıntılı 
Ne varsa 
Dışarı çıkar
Silkele balkonundan
Kışın dırdırlarını

Çok değil
Çay pişinceye kadar
Leylaklar erguvanlar
Kalkar gelir
Nisan dolar odana...

Necati Cumalı

Hoşça ve huzurla kal sevgili okurcum... Yüreğinden baharı eksik etme...


24 Mart 2017 Cuma

EN SEVGİLİ EY SEVGİLİ

Pırıl pırıl güneşli bir cuma gününden sesleniyorum sevgili okur.
O zaman "içimdeki yaz" ile şiir gününe tekrar hoş geldin...
Bu haftaki konuk şairimiz muhteşem şiirleri ile bilinen Sezai Karakoç...
Mona Roza haricinde Sezai Karakoç'un pek şiirini bilmeyen ben ( malumunuz biz dershane çocuğuyuz) bir gün türkçe öğretmenimin okuduğu bu şiirle tanıştım..
O sözler o aşk...
Kısaca okuyun derim..
Ben okudukça değiştim okudukça anladım...
Cuma günü gibi bir güne de uydu şiirimiz..
Şimdilik hoşça ve huzurla kal....


SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin 
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği 
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında 
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim 
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da 
Uzatma dünya sürgünümü benim 
Güneşi bahardan koparıp 
Aşkın bu en onulmazından koparıp 
Bir tuz bulutu gibi 
Savuran yüreğime 
Ah uzatma dünya sürgünümü benim 
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil 
Ayaklarımdan belli 
Lambalar eğri 
Aynalar akrep meleği 
Zaman çarpılmış atın son hayali 
Ev miras değil mirasın hayaleti 
Ey gönlümün doğurduğu 
Büyüttüğü emzirdiği 
Kuş tüyünden 
Ve kuş sütünden 
Geceler ve gündüzlerde 
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği 
Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili 
Uzatma dünya sürgünümü benim 

Bütün şiirlerde söylediğim sensin 
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin 
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ın 
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin 
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için 
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini 
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini 
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini 
Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili 
Uzatma dünya sürgünümü benim 

Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta 
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında 
Çatı katlarında bodrum katlarında 
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba 
Hep Kanlıca'da Emirgan'da 
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında 
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında 
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında 
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim 
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da 
Ey çağdaş Kudüs (Meryem) 
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha) 
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi 
Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili 
Uzatma dünya sürgünümü benim 

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında 
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında 
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında 
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında 
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında 
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda 
Verilmemiş hesapların korkusuyla 
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim 
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da 
Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili 
Uzatma dünya sürgünümü benim 

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır 
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır 
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır 
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır 
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır 
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır 
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır 
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır 
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır 
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır 
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır 
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır 
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır 
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır 
Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili




 Sezai KARAKOÇ

10 Mart 2017 Cuma

BAHAR RÜZGARI

Merhaba sevgili okurcum yine o en mübarek ve haftanın en güzel gününden.
Ve içimdeki yaz ile şiir saatine de hoş geldin... Şöyle dinlen bir soluklan haftanın şiiri için hazırlan.
Bu hafta şairimiz benim gibi baharı çok seven Cahit Sıtkı Tarancı'dan...
Hava pek bahar olmasa da içimizi bahar tutalım olur mu sevgili okurcum...
Hoşça ve huzurla kal oralarda....



Küçük bir not: kullandığım resimler pinterestten alıntıdır.


Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır 

Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor 
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini 
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim 
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını 
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm 
Sende tattım yemişlerin cümlesini 
Desem ki sen benim için, 
Hava kadar lazım, 
Ekmek kadar mübarek, 
Su gibi aziz bir şeysin; 
Nimettensin, nimettensin. 
Desem ki... 
İnan bana sevgilim inan 
Evimde şenliksin, bahçemde bahar; 
Ve soframda en eski şarap. 
Ben sende yaşıyorum, 
Sen bende hüküm sürmektesin. 
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, 
Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber. 
Günlerden sonra bir gün, 
Şayet sesimi fark edemezsen 
Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, 
Bil ki ölmüşüm. 
Fakat yine üzülme müsterih ol 
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini 
Ve neden sonra 
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede 
Hatırla ki mahşer günüdür 
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum


Cahit Sıtkı TARANCI

3 Mart 2017 Cuma

HAFTANIN SONU BİR NAKARAT GİBİ

Merhaba çok sevimli bir günden sevgili okur.
Artık kış mevsiminden değil bahardan sesleniyorum sana. 
Şiir okumayı ne kadar sevdiğimi daha önceden okumuştun değil mi ! tık tık
İşte bundan sonra haftanın kapanışını bir şiirle yapalım istedim. 
Umarım çok güzel bir hafta sonu geçirirsin...
Hoşça ve huzurla kal oralarda diyorum ve sözü üstada bırakıyorum....





Özledim sesini ne olur konuş 
Bir gül açtır zamanların ötesinden 
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel 
Gök mavisinden, deniz mavisinden 
Bana bir şarkı söyle 
İçimde bir şey kımıldıyor 
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum 
Bir baksana ne haldeyim deli divane 
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum 
Bana bir şarkı söyle 
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt 
Dökül karanlığıma ışıklar gibi 
Al beni, en uzaklara götür 
Sesin, aksın içimde bir pınar gibi 
Bana bir şarkı söyle 
Bütün renkleri kat birbirine 
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan 
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi 
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan 
Bana bir şarkı söyle 
Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin 
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı 
İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel 
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı 
Bana bir şarkı söyle.. 



Ümit Yaşar Oğuzcan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...