çalışan anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çalışan anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2019 Perşembe

SEVGİLİ GÜNLÜK / 5

Eskiden yani doğum iznimden önce böyle bir yazı dizim vardı sevgili okur sen hatırlamazsın ama ben hatırlatayım :)
O zaman merhaba sevgili okurcum.
Hafta dokümanlarını yaptığım sevgili günlük yazılarıma geri döndüm. Neler oluyor neler yapıyorum işte az sonra burada !!!
Aslında pek de parlak bir hafta geçirdiğim söylenemez tek tesellim dört günlük tatile çıkıyor olmam neden mi yarın 30 ağustos eee bu kızında pazartesi süt izni var yaa etti mi sana dört gün :)
Umarım güzel geçer evdeyiz ama evde olmak bile bazen o kadar güzel ki...


Geçen iki haftayı bol hastalıkla atlattık bitti gitti şükür. Evde durumlarda Levent Kerem'i çok kıskanıyor :( Bunun normal olduğunu biliyoruz ama yine de çok üzülüyorum :( Sürekli dayak yiyor sevgili Keremikom :( İnşallah az da olsa azalır ve çocuğa vurmaktan vazgeçer :(
Geçen akşam kız kardeşlerim ve çocuklarla açık hava bir avm'ye gittik. Bir iyi geldi bir iyi geldi anlatamam. Gezdik yemek yedik az buçuk alışveriş yaptık. Bir de kırtasiye ayıya her taraf defter kalem dolu sürekli gözlerimden kalpler fışkırdı :D
Pazartesi günü akşamda kına gecesi var Keremikoyu bırakıp kavalyem Levent ile geceye katılmayı planlıyorum :D
Yazda yavaştan bitiyor ve sevgili okur beni inceden bir hüzün aldı bile :(
Neyse kış gelmezse bir sonraki yaz için sevinemem değil mi :)
Ay akşama da ne pişirsem acaba yaaağ :(
İşte böyle sevgili okurcum bakalım neler olacak neler bitecek... Haftaya görüşmek dileğiyle hoşça ve huzurla kal...

18 Haziran 2019 Salı

YENİ SEZON !

Herkese ama herkese kocaman bir merhaba hem de yaz dolu :)
Delirmeden yoldan çıkmadan depresyona girmeden iki çocuğumu evde bırakıp işe geri döndüm ! 
Zor oldu tabi sevgili okur ama işte geldim buradayım nasıl özlemişim bloğumu anlatamam :)
Umarım yine bol bol yazı yazabilirim ve sende oralarda olursun...
Öncelikle böyle bir giriş yapmak istedim diğer yazılarım ise yavaş yavaş gelecek :)
10 aydır yokum dile kolay ohooo neler neler yaşayıp geldim...
Ama iyiyim çok şükür çocuklarda iyi umarım senin tarafında da her şey yolundadır...
Şimdi kısa bir ara verelim ve esas yazılarda görüşelim sevgili okurcum :)



26 Temmuz 2017 Çarşamba

DEPRESYONDAYIM !

Nedendir bilinmez şu son bir haftadır işe ayaklarım geri geri gidiyorum. Ve saçma bir şekilde bu ara çok çok saçma hatalar yapıyorum.
Kafam nerede acaba !
Bir sıkkınım bir bunalımdayım sanırım depresyondayım :(
Beni depresyona sokan sanırım bu yaptığım küçük hatalar...
Hırslı olmak başarılı olmayı istemek her zaman iyi gelmiyor işte... Kafam o kadar yoğun ki oğlumuda çok özlüyorum...
Of... Çalışan annelerin telkinlerine ihtiyacım var sanırım...
Her zaman böyle değildi ama bu ara çok yoğun şekilde evde mi olsam diye düşünmüyor değilim :(
Umarım geçici bir dönem deyimdir çünkü işimi çok seviyorum.
Bir iç döküş yazısı okudun sevgili okur hoşça ve huzurla kal....

9 Şubat 2017 Perşembe

SOMURTKAN ŞİRİN

Merhaba sevgili okur.
Bugün kendimi somurtkan şirin gibi hissediyorum. Sabah işe gelirken içimden kıştan nefret ediyorum soğuktan nefret ediyorum yağmurdan nefret ediyorum diye bağırıp durdum !
Sahi ne kadar kaldı kendimizi bahara atmaya !
Sanırım sabretmem gereken bir iki ay rahat var :(

Neyse diyerek lafı fazla uzatmadan yazımı Yalın'ın son albümüne getiriyorum. Malum doğumdu lohusalıkdı bebekti derken ne şarkı gördüm bu yaz ne de başka bir şey. İşe servisle gidip geliyorum bu mesafeyi de iyi değerlendirmeye çalışıyorum. Ya müzik dinliyorum ya da kitap okuyorum tek saniyesini israf etmiyorum :)
Youtube da dolanırken Yalın'ın son albümünün yakınından bile geçmediğimi fark ettim ve hemen dinlemeye koyuldum. Nasıl güzel nasıl naif insanın içine işleyen şarkılar öyle... Her bir şarkı farklı yerlere sürüklüyor insanı dinlendiriyor huzur veriyor. 
Benim favori şarkılarım;
- Tatlıyla balla
- Sesinde aşk var
-Sevgili kalp sancım
-Nöbetçi geceler
 Ve sanırım sözlerini en beğendiğim şarkı Sevgili kalp sancım oldu bakar mısınız güzelliğine

Memleket sevda olunca
Göz başka gözde durmayınca
Kavurur beni hasretin
Ekseri gecelerde adın dillerde duyulmayınca
Hangimiz körkütük sabahları buldu
Hangimiz bir yalnız göçebe oldu
Birinin kalbi kıyılara vurdu
Bazı yanar bazı söner az da güler o tabiki ben
Bazı yanar bazı söner yine de güler o
Ah benim sevgili kalp sancım
Sen sus sen nefessin muhtacım
Ah benim sevgili baştacım
Bi gün bir ömür muhtacım 

Şarkıyı dinlerseniz eğer en sevdiğim yeri " Birinin kalbi kıyılara vurdu "  diye söylediği kısım.
İşte böyle sevgili okur bir parça bu saçma dünyadan uzaklaşmak istersen tavsiyem Yalın'ın bu güzel albümünü dinlemen.
Ah tabi ki kraliçemiz Sezen Aksu'nun yeni albümüne değinmeden olmaz. Sezen Aksu'yu hep çok sever ve dinlerim. Fakat Karışık Kaset kitabını ve filmini izleyince daha bir dikkat eder oldum şarkılarına yaşadıklarına... Bu albümde bir çok yaşanmışlığın bir ürünü sanırım. Hele İhanetten geri kalan ve Köz şarkıları insanı nerelere götürüyor nerelere. Evet sevgili okur biraz müzik dünyasından haberle kapladım ekranını. Hakkını helal et yani. Bahar da yine görüşelim tabi ki çok daha öncesinde görüşeceğiz ama bahar da bir başka olurum yine görüşelim :)
Hoşça ve huzurla kal... 

8 Şubat 2017 Çarşamba

AZ BİRAZ EMPATİ

Sanırım bu da bir iç dökme yazısı sevgili okur...
Konunun ana teması ise çalışan kadınları anlamayan ev hanımları...

Şimdi şöyle oluyor ki onlar bize her vakit gelmek istiyor aman hafta sonu evdesin gelelim oturalım istiyor. Hafta içi akşam yemeğe gelmek istiyor. Hatta tek gelmeyelim sülalemiz gelsin istiyor. Pazar akşam gelelim gece 1'e 2'ye kadar oturalım istiyor. Senin her yere gelmeni istiyor mevlüt okutuyor gel diyor, misafir çağırıyor gel diyor kısacası sana her zaman gel diyor.

Oysa bilmiyor ki tüm haftanın yorgunluğunu sadece hafta sonu atamıyoruz. Hele de artık bir bebeğim var bu çocuğun uyku saati var mı yok mu geçince gece 1'lere 2'lere kadar oturuyor mu bilmiyor. Bu ev nasıl hangi gün temizleniyor bilmiyor. O pazar gecesi oturmaları bizim için tam bir kabusa dönüşüyor bilmiyor. O sürekli çağırdığı için hiç bir şekilde tatil yapamadığımızın farkında değil çünkü. Eee tatil yapamayınca bütün yorgunluğumuzla yeniden bir iş haftasına başladığımızı da bilmiyor. O hep istiyor. 


Yetişemiyorum arkadaşım anla artık beni her şey senin veya sizin istediğiniz gibi olmuyor. Tamam belki ben güçsüzüm ama elimden ancak bu kadarı geliyor. Her hafta sonumu farklı bir etkinliğinize ayırmaktan yorgun düşüyorum. Öyle sıkılıyorum ki bu anlayışsızlığınızdan....

Bu yorgunluk devamlı hasta olmama neden oluyor çünkü dinlenmem gereken vakitte ya bir kınadayım ya bir davetdeyim ya da sen bizdesin !

Ah sevgili okur var mı senin etrafında böyle anlayışsız insanlar hep senden bir şey bekleyen insanlar... Hep kendi istediği olsun isteyen insanlar....


27 Ocak 2017 Cuma

DOĞUM İZNİNDEN İŞE DÖNÜŞ


Bakmayın böyle kolay bir başlık attığıma. Alt başlığa indiğiniz zaman içinde bolca gözyaşı bolca hüzün olduğunu göreceksiniz.
Her çalışan annenin kabusu sanırım doğum izninden işe dönmek. Nasıl olacak bebeğim bensiz ne yapacak ya ben onsuz ne yapacağım. Hatta ben tüm doğum iznimi rezil ettim ben işe başlarken ne olacak diye düşüne düşüne.

Sanırım tatilimden bu yüzden pek zevk alamadım hep o kara günü bekledim durdum.
Eee sayılı gün çabuk geçmedi mi geçti tabi...
Allah'dan bebeğim emin ellerdeydi annem bakacaktı. Aslında işimi bırakmayı o kadar çok düşündüm ki anlatamam. Ama hem işim çok iyi hem ben severek yapıyorum hem de işi bırakmak  beni mutsuz edecek. Biraz da yaşayıp görmek için işe başladım sanırım hep olmazsa bırakırım düşüncesi benimle birlikte.

İlk gün hep en zoru diye düşündüm ama ilk gün şaşkınlıktan pek bir şey anlamıyor insan. İş ortamına dönüş sohbetler sonra erken eve dönüş derken geçip gitti bile gün. Meğer en zoru ikinci günmüş. Ah ne ağlamak ne ağlamak... Bu acının tarifi yok sanki kalbini yerinden söküyorlar. Beynim bile yardımcı olmadı bu konu da sürekli kötü senaryolar üretti durdu. İşe dönerken benim gibi annelerin yazılarını okudum çoğunun tavsiyesi ilk günler makyaj yapmayın ya da su geçirmez ürünler kullanın sanırım çok haklılar. İlk hafta kabus gibi geçiyor ağlama nöbetleri sürekli bebeğini aramak resimlerine bakmak...
İkinci hafta daha kabul edilebilir oluyor. Sanırım gittikçe alışıyorsun ama alışmak istemiyorsun sanki alıştıkça bebeğinden kopuyorsun gibi oluyor. Ama öyle değil önemli olan bebeğinle çok vakit geçirmek değil kaliteli vakit geçirmek. Sen mutluysan bebeğinde mutlu oluyor. 
Sevgili okuyan eğer bu durumdaysan biraz sabır gerekiyor sanırım ve alışıyorsun...

20 Ocak 2017 Cuma

MERHABA

Bu aslında bir tanışma yazısı...
Kendi kendime konuşuyor gibiyim ama eminim sen oradasın ve bu yazıyı okuyorsun.
O zaman merhaba orada ekranı bazen telefonu başında beni okuyan kişi :)

Ben kısa zaman önce hatta tam 6 ay önce anne oldum.
Bebeğimden öncesi ve sonrası diye yaşamımı iki döneme ayırıyorum.
Bebeğimden öncesi ben:
Kitap okumaktan film izlemekten bol bol gezmekten hoşlanan biriydim. Sanırım arada sırada bebeğimden vakit buldukça bu konularda yazılar da paylaşabilirim.
Bebeğimden sonrası ise çalışan bir anneyim. Bakalım bununla ilgili ne gibi yazılar yazacağım bende merak içerisindeyim.
Umarım yazılarımı beğenir ve okursun.
Bu arada neden içimdeki yaz diye sorarsan eğer. Çünkü kışı hiç sevmiyorum ruhum bedenim bahar ve yaz mevsimi ile birlikte canlanıyor. Bu yüzden hava ne kadar kış olursa olsun içim hep yaz benim.
Tekrardan merhaba ve hoş bulduk o zaman...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...